Yaşam Koçluğu

Talep için iletişime geçiniz.

İnsan muazzam bir varlıktır. Sonsuz bir hayal gücüne ve hayal ettiklerini gerçekleştirebilecek bir potansiyele sahiptir. Ne var ki zaman içinde oluşturduğu inanç kalıpları, kaygıları ve çevresinin ona öğrettiği ezberlerle bu potansiyelinin büyük bölümünü kullanamaz ve daha da kötüsü farkına bile varamaz hale gelir.

Bireysel koçluk, kişinin potansiyelini tüm yönleriyle ortaya çıkarmasını sağlayan bir süreçtir. Hayattaki olumsuzlukları pozitife çevirmek, eksikleri tamamlamak, fazlalıkları budamak, ne istediğini bilmek ve istediğin gibi yaşamak… Bütün bunlar insanın iki kavramı hayatına geçirmesiyle mümkün olabilir: farkındalık ve esneklik.

Bizim hayatımızı kimse bizim kadar iyi bilemez. O hayatı tüm duyularımızla yaşayan ve gerektiğinde üzerinde gün boyu kafa yoran biziz. Bu durumda birinin bize ne yapacağımızı söylemesi gerçekçi bir çözüm değildir. Kaldı ki, gerçekleri başka birinden duymak ile bizim keşfetmemiz arasında ciddi bir fark vardır. İlki genellikle savunma mekanizmalarımızı harekete geçirir veya en iyi ihtimalle geçici ve zayıf bir motivasyon sağlar. Oysa kendi hayatımızla ilgili gerçekleri ve çözümleri bizzat bizim bulmamız hem akla en yatkın olandır hem de arkasında durmamızı sağlayacak kalıcı bir çözümdür.

Ancak kendi yaşamımızdaki gerçeklere ve çözümlere ulaşmak her zaman çok kolay olmayabilir.

Çoğu zaman ezberlediğimiz ve doğruluğuna sorgusuz inandığımız klasik yöntemlerle hareket ederiz. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemenin çözümsüz labirentinde dolaşır dururuz.

Çoğu zaman kendimize doğru soruları sormaya cesaret edemeyiz. İnsanın yıllardır oluşturduğu inanç kalıplarını ve ezberlerini bozması kolay değildir. Cevabından hoşlanmadığımız soruları aklımıza bile getirmeyiz.

Çoğu zaman bize dışarından bakan ve tamamen bize odaklanmış yeni bir göze ihtiyaç vardır. Farklı açıdan bakınca aslında doğru cevaba ulaştıracak soruların ne kadar basit ve ortada olduğuna şaşar kalırız. Tıpkı saatlerce aradığımız ve bir türlü bulamadığımız bir eşyaya, eve o an gelen birinin “İşte bak burada” demesi gibi. Gözümüzün önündedir ama odağımız başka yerde olduğu için onu görmeyiz bile.

Çoğu zaman da özgüvenimizi, hayallerimizi, umutlarımızı ve beklentilerimizi yitirdiğimizi ve hedeflerimize ulaşamayacağımızı düşünürüz.

ppc-logo

İşte koç burada devreye girer:

Öncelikle tamamen size odaklanmış şekilde sizi dinler. Anlattıklarınız kadar nasıl söylediğinizle de ilgilenir. Beden dilinizi, mimiklerinizi, ses tonunuzu da fark ederek bir bütün olarak, profesyonelce ve tüm ilgisiyle sizi anlar.

Size, etkin sorular sorarak potansiyelinizi ortaya çıkarmanızı, inanç kalıplarınızı sorgulamanızı, ezberlerinizin dışına çıkmanızı sağlar. Çözüm için “ya bu, ya şu” döngüsüne mahkum olmadığınızı, farklı yollar bulunduğunu keşfetmenize yardımcı olur.

Hedeflerinize ulaşmak için yeni ve doğru yollar keşfetmeniz, üstelik bu yollardan gidebilme kararlılık ve iradesini göstermeniz konusunda sizi motive eder.

Değerlerinizi keşfetmenize ve yaşamınıza geçirerek daha mutlu olmanıza yardımcı olur. Özgüven duymanızı, olumlu yönlerinizi açığa çıkarmanızı, geliştirilebilir özelliklerinizi fark etmenizi sağlar.

Sizi yargılamaz, eleştirmez, sorgulamaz. Sizin için kendi doğruları yoktur. Sizin gündeminizi, hedeflerinizi ve isteklerinizi baz alır. Elbette koçluk süresince gündeminizle, hedef ve isteklerinizle ilgili yeni farkındalıklar kazanmanız mümkündür ancak bunun kontrolü sadece sizdedir.

Özetle koç, yaşamınızda daha mutlu olmanız için sizinle ilgilenir, sizi gerçekten dinler ve doğru soruları sorarak farkındalıklar kazanmanızı sağlar. Gerekirse yeni eylem planları oluşturmanıza yardımcı olur. Bu süreç boyunca hem destek olmak hem de planlarınızı hayata geçirmek için sorumluluk hissedeceğiniz bir göz olarak yanınızda yer alır.